MeoHost Logo
Menü
BilgiMerkezi
Bilgi Merkezi/Sunucu/Barındırma/Barındırma (Colocation) Maliyetleri ve Seçenekleri

Barındırma (Colocation) Maliyetleri ve Seçenekleri

Barındırma29.01.2026Ahmet Yılmaz8 dk okuma

Barındırma (Colocation), kendi sunucunuzu, ağ cihazlarınızı ve diğer BT altyapı bileşenlerinizi, profesyonel bir veri merkezinin sunduğu güvenli ve kontrollü bir ortamda konumlandırma hizmetidir. Bu hizmet, sunucunuzun çalışması için gerekli olan fiziksel alan, kesintisiz güç kaynağı, gelişmiş soğutma sistemleri, yüksek hızlı internet bağlantısı ve sıkı fiziksel güvenlik önlemlerini kapsar. Colocation, işletmelerin kendi veri merkezlerini kurma ve yönetme maliyetinden kaçınarak, mevcut altyapılarını güvenli ve ölçeklenebilir bir şekilde barındırmalarını sağlar.

Barındırma (Colocation) Maliyetleri ve Seçenekleri

Barındırma (Colocation) Maliyetleri ve Seçenekleri

Colocation Maliyetlerini Etkileyen Faktörler

Colocation hizmetlerinin maliyetleri, çeşitli faktörlere bağlı olarak önemli ölçüde değişiklik gösterebilir. Bu faktörlerin başında, veri merkezinde kullanılan alanın miktarı gelir. Sunucunuzun kapladığı fiziksel alan, 'rack' birimleri (U) veya tam kabinler (cabinet) cinsinden ölçülür. Genellikle 1U'dan başlayan ve 42U'ya kadar çıkan çeşitli raf boyutları sunulur. Daha fazla alan, daha yüksek maliyet anlamına gelir. Güç tüketimi de maliyetleri doğrudan etkileyen bir diğer önemli unsurdur. Sunucularınızın çektiği toplam amper veya kilowatt cinsinden güç talebi, veri merkezinin enerji maliyetlerini belirler. Yedekli güç kaynakları (N+1, 2N gibi konfigürasyonlar) ve kesintisiz güç kaynakları (UPS) bu maliyeti artırabilir. Sunucu barındırma hizmetinin bir diğer kritik bileşeni ise bant genişliği ve ağ bağlantısıdır. Veri merkezinin sunduğu internet bağlantısının hızı (örneğin, 1 Gbps, 10 Gbps), kullanılan ISP sayısı ve yedekli uplink yapıları maliyetleri şekillendirir. Yüksek bant genişliği ve çoklu ISP bağlantıları, genellikle daha yüksek ücretlendirmeye tabidir. Veri merkezinin sunduğu ek hizmetler de maliyetleri etkiler. Bunlar arasında uzaktan yönetim (remote hands), özel ağ yapılandırmaları, güvenlik duvarı yönetimi, yedekleme hizmetleri ve fiziksel erişim kısıtlamaları bulunabilir. Son olarak, veri merkezinin konumu ve sunduğu Tier seviyesi de fiyatlandırmada rol oynar. Tier III veya Tier IV gibi daha yüksek standartlara sahip veri merkezleri, genellikle daha fazla güvenilirlik ve altyapı yatırımı gerektirdiği için daha yüksek maliyetli olabilir.

Colocation Maliyet Yapısı

Colocation hizmetlerinin maliyet yapısı genellikle aşağıdaki unsurları içerir:

  • Raf Alanı (Rack Space): Sunucunuzun veya ekipmanlarınızın veri merkezindeki fiziksel raf alanını kapsar. Bu, genellikle 1U, 2U, yarım raf veya tam kabin (42U) gibi birimlerle fiyatlandırılır. İhtiyaç duyulan alan miktarı, maliyetin temel belirleyicisidir.
  • Güç (Power): Sunucularınızın ve ağ ekipmanlarınızın çekeceği toplam güç miktarı (genellikle amper veya kilowatt cinsinden) için bir ücretlendirme yapılır. Yedekli güç beslemesi (UPS, jeneratörler) ve yüksek güç yoğunluğu gerektiren durumlarda maliyet artar.
  • Bant Genişliği ve Bağlantı (Bandwidth & Connectivity): Sunulan internet bağlantısının hızı, trafiğin hacmi ve veri merkezinin bağlantı sağladığı ISP sayısı maliyeti etkiler. Genellikle belirli bir bant genişliği paketi veya kullanılan trafik miktarına göre ücretlendirilir.
  • Yönetim ve Destek Hizmetleri (Management & Support): Veri merkezinin sunduğu "remote hands" (uzaktan destek) hizmetleri, donanım sorun giderme, yeniden başlatma, kablo takibi gibi operasyonel destekler ek ücrete tabi olabilir.
  • Ek Güvenlik Özellikleri (Additional Security Features): Özel erişim kontrolleri, CCTV izleme gibi ek fiziksel güvenlik tedbirleri veya yönetilen güvenlik duvarı hizmetleri maliyeti artırabilir.
  • Çevresel Kontrol (Environmental Control): Soğutma ve nem kontrolü gibi operasyonel giderler genellikle hizmet bedeline dahildir, ancak yüksek güç yoğunluklu kurulumlar ek maliyetler getirebilir.

Maliyetleri karşılaştırırken, sadece raf alanını değil, aynı zamanda güç, bant genişliği ve ek hizmetleri de göz önünde bulundurmak önemlidir. Bazı veri merkezleri, daha düşük raf alanı maliyeti sunarken, güç veya bant genişliği için daha yüksek ücretler talep edebilir. Bu nedenle, toplam sahip olma maliyetini (Total Cost of Ownership - TCO) hesaplamak kritik öneme sahiptir.

Colocation Seçenekleri ve Karşılaştırmaları

Colocation hizmetleri, işletmelerin ihtiyaçlarına göre farklı ölçeklerde ve farklı altyapı seviyelerinde sunulur. Başlıca seçenekler şunlardır:

  • Paylaşımlı Raf Alanı (Shared Rack Space): Bu seçenekte, sunucunuz tek başına bir rafın tamamını kullanmak yerine, aynı rafın bir bölümünü (örneğin, 1U veya 2U) diğer müşterilerle paylaşır. Daha küçük ölçekli ihtiyaçlar için daha uygun maliyetli bir çözüm olabilir. Ancak, güç ve bant genişliği paylaşımlı olduğu için performans ve güvenilirlik açısından sınırlamalar getirebilir.
  • Özel Raf Alanı (Dedicated Rack Space): Bu, en yaygın colocation modelidir. Müşteriye özel bir raf (veya birden fazla raf) tahsis edilir. Bu, sunucu ve ağ ekipmanları üzerinde tam kontrol ve fiziksel güvenlik sağlar. Güç ve bant genişliği de genellikle bu rafa özel olarak tahsis edilir veya yoğunluk izlenerek yönetilir.
  • Tam Kabinet (Full Cabinet): İşletmelerin daha büyük altyapı ihtiyaçları olduğunda tercih ettiği bir seçenektir. 42U'luk standart bir sunucu kabinetinin tamamı müşteriye özel olarak tahsis edilir. Bu, daha fazla ekipman barındırma, daha yüksek güç ve soğutma kapasitesi sağlama imkanı sunar.
  • Modüler Veri Merkezi Kabinleri (Modular Data Center Cabinets): Bazı veri merkezleri, özel olarak tasarlanmış, taşınabilir veya genişletilebilir modüler kabinler sunabilir. Bu, özellikle hızla büyüyen veya geçici ihtiyaçları olan işletmeler için esnek bir çözüm olabilir.

Seçenekler arasında karar verirken, sunucu sayısı, toplam güç tüketimi, ağ trafiği gereksinimleri, fiziksel güvenlik ihtiyaçları ve bütçe gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Örneğin, az sayıda sunucuya sahip bir startup için paylaşımlı raf alanı yeterli olabilirken, büyük bir kurumsal altyapı için tam kabinet veya birden fazla özel raf gerekebilir. Colocation Nedir? Sunucu Barındırma Temelleri makalesinde de belirtildiği gibi, temel ihtiyaçlara uygun seçeneği belirlemek önemlidir.

Veri Merkezi Tier Seviyeleri ve Maliyet

Uptime Institute tarafından tanımlanan Tier seviyeleri, bir veri merkezinin güvenilirliğini ve kesintisiz çalışma kapasitesini belirler. Bu seviyeler, colocation hizmetlerinin maliyetini doğrudan etkiler:

  • Tier I: Temel altyapı, tek hatlı güç ve soğutma sistemleri. Yıllık %99.67 uptime hedeflenir. Genellikle en düşük maliyetli seçenektir.
  • Tier II: Yedekli bileşenlere sahip (örneğin, UPS, jeneratör) ancak henüz tam olarak kesintisiz bakım imkanı sunmayan sistemler. Yıllık %99.74 uptime hedeflenir. Maliyet, Tier I'den biraz daha yüksektir.
  • Tier III: Birden fazla bağımsız güç ve soğutma dağıtım yolu bulunur. Herhangi bir bileşenin bakımı veya onarımı sırasında kesinti yaşanmaz (Concurrently Maintainable). Yıllık %99.98 uptime hedeflenir. Yüksek güvenilirlik gerektiren uygulamalar için tercih edilir ve maliyeti daha yüksektir.
  • Tier IV: Tamamen hatasız (Fault Tolerant) bir sistemdir. Tüm bileşenler çift hatlıdır ve herhangi bir arıza veya bakım durumunda bile sistem kesintisiz çalışmaya devam eder. Yıllık %99.99 uptime hedeflenir. En yüksek düzeyde güvenilirlik sunar ancak aynı zamanda en yüksek maliyetli colocation seçeneğidir.

İşletmelerin iş sürekliliği gereksinimleri, hangi Tier seviyesinin kendileri için uygun olduğunu belirlemede kilit rol oynar. Kritik uygulamalar ve hassas veriler için Tier III veya Tier IV seviyeleri tavsiye edilir. Bu seviyelerdeki veri merkezleri, daha gelişmiş altyapı, daha sıkı güvenlik protokolleri ve daha profesyonel operasyonel yönetim gerektirdiği için maliyetleri kaçınılmaz olarak artırır.

Colocation Maliyet Optimizasyonu

Colocation maliyetlerini optimize etmek için birkaç strateji izlenebilir:

  • Doğru Alan ve Güç Planlaması: Başlangıçta, mevcut ve öngörülen gelecekteki ihtiyaçları doğru bir şekilde analiz ederek gereğinden fazla alan veya güç kiralamaktan kaçınılmalıdır. Ancak, ölçeklenebilirlik potansiyeli de göz ardı edilmemelidir.
  • Enerji Verimliliği: Düşük güç tüketimli sunucular ve ağ ekipmanları tercih ederek ve veri merkezinin enerji verimliliği sertifikalarını (örneğin, PUE değeri) dikkate alarak işletme maliyetleri düşürülebilir.
  • Bant Genişliği Yönetimi: Ağ trafiğini izleyerek ve optimize ederek, gereksiz bant genişliği kullanımını azaltmak mümkündür. Trafik sıkışıklığını önlemek için CDN (İçerik Dağıtım Ağı) gibi çözümler de değerlendirilebilir.
  • Uzun Vadeli Sözleşmeler: Genellikle, veri merkezleri ile yapılan uzun vadeli sözleşmeler (2-3 yıl veya daha fazla), aylık maliyetlerde indirim sağlayabilir.
  • Hizmet Seviyesi Anlaşmalarını (SLA) Anlamak: Hizmet seviyesi anlaşmalarındaki taahhütleri ve cezai şartları dikkatlice inceleyerek, vaat edilen hizmet kalitesini garanti altına almak ve potansiyel ek maliyetleri önlemek önemlidir.
  • Kapsamlı Teklif Karşılaştırması: Farklı veri merkezlerinden alınan teklifleri, sadece fiyat bazında değil, aynı zamanda sunulan hizmetler, altyapı kalitesi ve SLA'lar açısından da detaylı bir şekilde karşılaştırmak en uygun seçeneği bulmaya yardımcı olur.

2026 Sektör Verileri ve İstatistikler

Colocation pazarının gelecekteki büyüme trendleri ve kullanım oranları hakkında bilgi edinmek önemlidir. W3Techs 2026 verilerine göre, web sitelerinin %45'inden fazlasında WordPress gibi CMS'lerin kullanıldığı gözlemlenmektedir; bu da sunucu barındırma hizmetlerine olan talebi artırmaktadır. Statista 2026 raporuna göre, küresel veri merkezi pazarının 2026 yılına kadar 1 trilyon dolara ulaşması öngörülmektedir; bu büyüme, colocation hizmetlerinin de pazar payını artıracaktır. Cloudflare Radar 2026 verilerine göre, web trafiğinin yaklaşık %70'inin mobil cihazlardan geldiği ve bu durumun yüksek performanslı ve düşük gecikmeli sunucu çözümlerine olan ihtiyacı vurguladığı belirtilmektedir. Netcraft 2026 araştırmasına göre, aktif web sitesi sayısının 2 milyarı aştığı ve bu da sürekli olarak yeni sunucu barındırma ihtiyaçları doğurduğu raporlanmıştır. Bu istatistikler, colocation hizmetlerinin gelecekteki önemini ve pazar dinamiklerini göstermektedir.

Soğuk Başlangıç ve Colocation

Teknoloji dünyasında "soğuk başlangıç" (cold start) terimi, genellikle yeni bir hizmetin veya uygulamanın ilk kez çalıştırıldığında veya önemli bir yük altına girdiğinde karşılaştığı performans sorunlarını ifade eder. Bu durum, özellikle başlangıç aşamasındaki uygulamalar ve web siteleri için geçerlidir. Colocation hizmetleri, bu tür "soğuk başlangıç" senaryolarında önemli avantajlar sunabilir. Kendi sunucularını bir veri merkezinde barındıran işletmeler, uygulamanın ilk başlatılma anında veya ani trafik artışlarında, veri merkezinin sunduğu yüksek performanslı ağ bağlantısı, güçlü işlem gücü ve hızlı depolama çözümleri sayesinde daha stabil bir deneyim yaşayabilirler. Fiziksel altyapının profesyonelce yönetilmesi, soğutma ve güç gibi kritik faktörlerin optimize edilmesi, sunucuların en iyi performansı sergilemesine olanak tanır. Bu durum, özellikle kullanıcı deneyiminin kritik olduğu e-ticaret siteleri, oyun platformları veya canlı yayın hizmetleri gibi uygulamalar için büyük önem taşır.

İlgili Konular

Colocation hizmetlerinin temel prensiplerini daha derinlemesine anlamak için Colocation Nedir? Sunucu Barındırma Temelleri makalesini inceleyebilirsiniz. Bu makale, colocation'ın ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve temel avantajlarını kapsamaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Barındırma (Colocation) Maliyetleri ve Seçenekleri hakkında merak edilenler

Kiralanacak alan, barındırılacak sunucu sayısı ve boyutlarına bağlıdır. Genellikle 1U gibi küçük birimlerden tam 42U kabinetlere kadar seçenekler sunulur. İhtiyaçlarınızı dikkatlice belirleyerek doğru alanı seçmek önemlidir.
Colocation genellikle daha öngörülebilir ve uzun vadede daha ekonomik olabilir, özellikle yüksek ve sabit bant genişliği ihtiyacı olan durumlarda. Bulut sunucular ise daha fazla esneklik ve anlık ölçeklenebilirlik sunar, ancak trafik ve kaynak kullanımına göre maliyetler değişkenlik gösterebilir.
Bu, işinizin kritiklik derecesine bağlıdır. Temel web siteleri için Tier I veya II yeterli olabilirken, finansal işlemler veya kritik kurumsal uygulamalar için Tier III veya IV seviyeleri daha uygun olacaktır.
Profesyonel veri merkezleri, 7/24 fiziksel güvenlik personeli, CCTV kameraları, biyometrik erişim sistemleri ve sıkı kimlik doğrulama prosedürleri gibi katmanlı güvenlik önlemleri sunar.
Hizmet Seviyesi Anlaşması (SLA), güç ve bant genişliği garantileri, erişim politikaları, veri merkezi dışına çıkış (egress) ücretleri ve sözleşme süresi gibi detaylara dikkat edilmelidir.

Sorunuz burada yok mu?

Canlı destek ekibimiz size yardımcı olmaya hazır.

İletişime Geç
A

Ahmet Yılmaz

İçerik Uzmanı

Web teknolojileri ve hosting çözümleri konusunda uzmanlaşmış içerik yazarı.

Web HostingTeknik Dokümantasyon
Yayın: 29 Ocak 2026
Güncelleme: 29 Ocak 2026
Uzman İçerik
Doğrulanmış Bilgi
Güncel Bilgi