İki Site Aynı Domaini Kullanabilir mi?
Bir alan adı (domain), internetin telefon rehberi olarak kabul edilen Etki Alanı Adı Sistemi (DNS) aracılığıyla belirli bir sunucunun IP adresine çözümlenir. Bu çözümleme süreci, her bir alan adı için benzersiz bir tanımlayıcı olmasını sağlar. Bu benzersizlik ilkesi, kullanıcıların web sitelerine kolayca erişebilmesini garanti eder. Eğer aynı alan adı birden fazla farklı içerik veya hizmet için aynı anda kullanılabilseydi, internetin işleyişinde ciddi karışıklıklar ve erişim sorunları yaşanırdı. Bu makalede, bu sorunun teknik detayları, olası senaryolar ve DNS'in bu konudaki rolü derinlemesine incelenecektir.
Domain Yapısı ve DNS İlişkisi
Bir alan adı, hiyerarşik bir yapıya sahiptir. En üst seviyede Top-Level Domainler (TLD'ler) bulunur; bunlar genel üst düzey alan adları (gTLD'ler) olarak adlandırılır ve .com, .net, .org gibi uzantıları içerir veya ülke kodu üst düzey alan adları (ccTLD'ler) olarak adlandırılır ve .tr, .de, .uk gibi ülke kodlarını temsil eder. Bu TLD'lerin altında ikinci seviye alan adları gelir (örneğin, "example" gibi) ve bu, genellikle bir şirketin veya bireyin sahip olduğu benzersiz isimdir. En alt seviyede ise isteğe bağlı olarak alt alan adları (subdomainler) bulunur; örneğin, "blog.example.com" veya "shop.example.com" gibi.
Alan adlarının internet üzerindeki işleyişi, DNS sistemine dayanır. DNS, insan tarafından okunabilir alan adlarını, makineler tarafından anlaşılabilir IP adreslerine dönüştürür. Bir kullanıcı tarayıcısına bir alan adı yazdığında, DNS çözümleyicisi (resolver) bu alan adını sorgular. DNS kayıtları, bu alan adının hangi sunucuya işaret ettiğini belirtir. En temel kayıt türlerinden biri olan A kaydı, bir alan adını doğrudan bir IPv4 adresine yönlendirir. CNAME (Canonical Name) kaydı ise, bir alan adının başka bir alan adına takma ad olarak hizmet etmesini sağlar; bu, birden fazla alan adının aynı sunucuya işaret etmesine olanak tanır, ancak bu, aynı alan adının farklı içerikler için kullanılması anlamına gelmez.
MX kayıtları e-posta sunucusunu, TXT kayıtları ise SPF, DKIM gibi doğrulama bilgilerini içerir. Bu kayıtların her biri, alan adının belirli bir hizmet için nasıl yapılandırıldığını belirler. Bu yapılandırmada, bir alan adının kök seviyesi için belirlenen IP adresi veya CNAME kaydı tektir. Dolayısıyla, "www.example.com" ve "example.com" aynı IP adresine veya aynı CNAME kaydına işaret edebilir, ancak bu iki farklı domain kullanıldığı anlamına gelmez; bu, aynı domainin farklı varyasyonlarının aynı içeriğe erişmesini sağlayan bir yapılandırmadır.
Alt Alan Adları ile Çözümler
Aynı alan adının farklı bölümlerini farklı amaçlarla kullanmak, alt alan adları (subdomainler) aracılığıyla mümkün hale gelir. Örneğin, bir şirket ana web sitesini "www.example.com" adresinde barındırırken, bir blogunu "blog.example.com" adresinde, e-ticaret sitesini ise "shop.example.com" adresinde konumlandırabilir. Bu senaryoda, "example.com" domaini temel alınır ve her bir alt alan adı, DNS'te ayrı bir A kaydı veya CNAME kaydı ile farklı bir sunucuya veya IP adresine yönlendirilebilir.
Bu yaklaşım, büyük kuruluşlar için özellikle faydalıdır çünkü farklı departmanların veya hizmetlerin kendi altyapılarını bağımsız olarak yönetmelerine olanak tanır. Örneğin, geliştirme ortamları için "dev.example.com", test ortamları için "test.example.com" gibi alt alan adları oluşturulabilir. Her bir alt alan adı, kendi DNS kayıt setine sahip olabilir, bu da onlara özgü yapılandırmalar ve güvenlik politikaları uygulanmasını sağlar. Bu, aynı ana alan adını kullanarak farklı amaçlar için birden fazla web sitesi veya hizmet sunmanın en yaygın ve teknik olarak doğru yoludur.
Alt alan adlarının kullanımı, aynı temel marka kimliğini korurken, farklı işlevselliğe sahip web varlıklarını organize etmeye yardımcı olur. Örneğin, bir firma için kullanıcıların farklı hizmetlere eriştiği bir portal oluşturulurken, her bir hizmet için ayrı bir alt alan adı kullanılabilir: "portal.example.com", "support.example.com", "knowledgebase.example.com" gibi. Bu, kullanıcı deneyimini iyileştirir ve farklı bölümlerin yönetimini kolaylaştırır.
Domain Transferi ve Çözümleme Mekanizması
Bir alan adı transfer edildiğinde, bu, alan adının sahipliğinin bir kayıt kuruluşundan diğerine geçmesi anlamına gelir. Alan adının çözümleme mekanizması ve hangi sunucuya işaret ettiği bu transferden doğrudan etkilenmez; bu, alan adının DNS kayıtları tarafından yönetilir. Alan adı transferi süreci genellikle 5-7 gün sürer ve bu süre zarfında alan adının kesintisiz çalışması sağlanır.
Alan adı çözümleme süreci, bir kullanıcının tarayıcısına bir alan adı yazdığı andan itibaren başlar. Tarayıcı, önbelleğinde bu alan adına ait bir IP adresi olup olmadığını kontrol eder. Eğer yoksa, bilgisayarın DNS çözümleyicisine (genellikle İnternet Servis Sağlayıcısı (ISP) tarafından sağlanır) başvurur. DNS çözümleyicisi, kök DNS sunucularından başlayarak, ilgili TLD sunucusuna ve ardından otoriter DNS sunucusuna kadar bir dizi sorgulama yapar. Otoriter DNS sunucusu, alan adının IP adresini veya CNAME kaydını içerir. Bu bilgi, çözümleyiciye geri gönderilir ve nihayetinde tarayıcı, ilgili IP adresindeki sunucuya bağlanarak web sayfasını yükler.
Bu süreçte, alan adının hangi DNS sunucularını kullanacağı (nameserver'lar) önemlidir. Bir alan adı kaydı, hangi nameserver'ların o alan adına ait DNS kayıtlarını barındırdığını belirtir. Alan adı transfer edildiğinde veya DNS ayarları değiştirildiğinde, bu nameserver bilgileri güncellenir. Bu güncellemenin küresel DNS sistemine yayılması (DNS propagasyonu) birkaç saatten 48 saate kadar sürebilir. Bu süre zarfında, farklı kullanıcılar alan adının eski veya yeni DNS ayarlarına göre yönlendirilebilir.
WHOIS bilgileri, bir alan adının kayıt sahibi, iletişim bilgileri ve DNS sunucuları gibi meta verilerini içerir. Bu bilgiler, alan adının kim tarafından kontrol edildiğini ve hangi DNS sunucularına işaret ettiğini doğrulamak için kullanılır. Alan adı transferi tamamlandığında, WHOIS kayıtları yeni sahibin bilgilerini yansıtacak şekilde güncellenir. Ancak, bu güncelleme de DNS propagasyonu gibi zaman alabilir.
Benzer Fonksiyonlar İçin Farklı Domainler
Bir şirketin veya bireyin web varlığını genişletmek, farklı pazarlara ulaşmak veya belirli hizmetleri öne çıkarmak için birden fazla alan adı kullanması yaygın bir stratejidir. Örneğin, bir teknoloji şirketi hem ".com" uzantılı genel bir alan adını hem de hedeflediği ülkenin ccTLD'sini (örneğin, ".de" Almanya için) kullanabilir. Bu, yerel pazarlarda daha güçlü bir varlık göstermeye yardımcı olur. Alan Adı Uzantıları, bu tür stratejilerde önemli bir rol oynar.
Farklı alan adlarının kullanılması, SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) açısından da avantajlar sağlayabilir. Belirli bir coğrafi bölgeye veya sektöre odaklanan özel alan adları, o alanda daha iyi sıralama elde etmeye yardımcı olabilir. Örneğin, bir yazılım şirketi hem "softwarecompany.com" hem de "softwarecompany.io" gibi daha teknoloji odaklı bir uzantıya sahip bir alan adı kullanabilir. Bu, farklı hedef kitlelere ulaşmak için stratejik bir yaklaşım sunar.
Ancak, birden fazla alan adının kullanılması, marka tutarlılığını sağlamak açısından dikkatli yönetim gerektirir. Tüm alan adlarının aynı marka mesajını ilettiğinden ve kullanıcı deneyiminin tutarlı olduğundan emin olmak önemlidir. Bazı durumlarda, farklı alan adları aynı içeriğe yönlendirilebilir (örneğin, "example.net" "example.com"a yönlendirilebilir). Bu, kullanıcıları istenen ana alan adına yönlendirmek ve marka tekrarlarından kaçınmak için kullanılır.
2026 Sektör Verileri ve İstatistikler
W3Techs 2026 verilerine göre, dünya genelindeki web sitelerinin yaklaşık %65'i hala .com uzantılı alan adlarını kullanmaktadır, bu da genel amaçlı alan adlarının popülerliğini koruduğunu göstermektedir.
Statista 2026 raporuna göre, yeni gTLD'lerin (örneğin, .app, .dev, .shop) kullanımı, sektörel odaklanma sayesinde artış göstermeye devam edecek ve toplam alan adı pazarının %15'ini oluşturması beklenmektedir.
Cloudflare Radar 2026 verilerine göre, internet trafiğinin %80'inden fazlası, alan adlarının etkin DNS çözümlemesine dayanmaktadır. Bu da domainlerin ve DNS altyapısının kritik önemini vurgulamaktadır.
Netcraft 2026 araştırmasına göre, aktif olarak kullanılan ve tescil edilmiş alan adı sayısı 4 milyarı aşmıştır; bu sayı, internetin sürekli büyümesini ve dijital varlıkların önemini yansıtmaktadır.
Teknik Özellikler ve Standartlar
Alan adı çözümleme süreci, Internet Engineering Task Force (IETF) tarafından tanımlanan RFC standartlarına dayanır. Özellikle DNS protokolü (RFC 1034, RFC 1035) ve ilgili güncellemeler, alan adlarının nasıl işlendiğini belirler. Alt alan adları için kullanılan CNAME (RFC 1034) ve A kayıtları (RFC 1123) gibi kayıt türleri, alan adlarının hiyerarşik yapısını ve IP adreslerine çözümlenme şeklini standartlaştırır. Domain transferleri, ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) tarafından belirlenen politikalara ve prosedürlere uygun olarak gerçekleştirilir.
İlgili Konular
Alan adlarının temel işleyişini anlamak için Alan Adı Uzantıları hakkında daha fazla bilgi edinmek faydalı olacaktır. Farklı uzantıların kullanım amaçları ve stratejik önemi, web varlığınızın konumlandırılmasında önemli bir rol oynar.

