DDoS Koruması: Saldırıları Anlama ve Engelleme
DDoS saldırıları, bireysel bir kaynaktan ziyade çok sayıda ele geçirilmiş bilgisayar veya cihazdan (botnet) gerçekleştirildiği için adını "Dağıtılmış" kelimesinden alır. Bu saldırıların temel amacı, bir web sitesinin, uygulamanın veya ağ hizmetinin normal kullanıcılar tarafından erişilemez hale getirilmesidir. Saldırganlar, hedef sunucuya veya ağa yoğun bir şekilde istek göndererek veya veri akışı yaratarak bu durumu tetikler. Bu yoğunluk, hedef sistemin mevcut kaynaklarını (bant genişliği, CPU, bellek) tüketir ve meşru trafiği yönetme kapasitesini ortadan kaldırır. DDoS saldırıları, finansal kayıplara, itibar zedelenmesine ve operasyonel verimsizliğe yol açabilir. Bu nedenle, sunucu güvenliğinin kritik bir bileşeni olarak kabul edilir.
DDoS Saldırıları Nasıl Çalışır?
DDoS saldırılarının çalışma prensibi, birden fazla kaynaktan gelen yoğun ve zararlı trafiği hedef sisteme yönlendirerek kaynaklarını tüketmektir. Temel olarak üç ana aşamadan oluşur:
- Botnet Oluşturma: Saldırganlar, kötü amaçlı yazılımlar aracılığıyla internete bağlı cihazları (bilgisayarlar, yönlendiriciler, IoT cihazları vb.) ele geçirir. Bu ele geçirilmiş cihazlar "bot" olarak adlandırılır ve bir "botnet" oluştururlar.
- Hedef Belirleme ve Saldırı Başlatma: Saldırgan, botnet'i kontrol eden bir Komuta ve Kontrol (C2) sunucusu aracılığıyla hedef olarak belirlediği sunucuya, uygulamaya veya ağ altyapısına yönelik saldırı komutlarını gönderir.
- Trafik Yüklemesi: Botnet'teki tüm botlar eşzamanlı olarak hedef sisteme büyük miktarda veri paketi veya istek gönderir. Bu istekler, hedef sistemin normal işleyişini engelleyecek şekilde tasarlanmıştır. Farklı DDoS saldırı türleri, bu trafik yüklemesini farklı yöntemlerle gerçekleştirir. Örneğin, bazı saldırılar hedef sunucunun işlemci gücünü tüketirken, bazıları ağ bant genişliğini aşırı kullanır.
Bu yoğun trafik, hedef sistemin meşru kullanıcı isteklerini karşılamasını imkansız hale getirir. Sistem yavaşlar, yanıt vermeyi bırakır ve nihayetinde hizmet dışı kalır. Bu durum, hizmetin kesintiye uğramasına ve kullanıcıların erişiminin engellenmesine neden olur.
DDoS Saldırısı Türleri
DDoS saldırıları, hedef aldığı katmana ve saldırı yöntemine göre çeşitli türlere ayrılır. Bu sınıflandırma, saldırının nasıl engelleneceğine dair stratejilerin belirlenmesinde kritik öneme sahiptir:
- Hacim Tabanlı Saldırılar (Volume-Based Attacks): Bu saldırıların amacı, hedef sistemin bant genişliğini tüketmektir. Genellikle UDP flood, ICMP flood gibi protokolleri kullanarak aşırı miktarda trafik gönderirler. Bu tür saldırılar, en yaygın olanlarıdır ve basit bir şekilde bant genişliğini doldurarak hizmeti kesintiye uğratır.
- Protokol Saldırıları (Protocol Attacks): Bu saldırılar, sunucu veya ağ ekipmanlarının (örneğin, güvenlik duvarları, yük dengeleyiciler) kaynaklarını hedef alır. SYN flood saldırısı gibi yöntemlerle, sunucunun bağlantı isteklerini işleme yeteneğini tüketirler. TCP'nin üçlü el sıkışma (three-way handshake) mekanizmasını istismar ederler.
- Uygulama Katmanı Saldırıları (Application Layer Attacks): Bu saldırılar, web uygulamalarının (HTTP, HTTPS) veya diğer uygulama servislerinin zayıflıklarını hedef alır. Daha sofistike olan bu saldırı türleri, genellikle daha az trafikle daha büyük etki yaratır. Örneğin, bir web sunucusuna sürekli olarak karmaşık sorgular göndererek veritabanı veya işlemci kaynaklarını tüketebilirler. WAF (Web Application Firewall) bu tür saldırılara karşı önemli bir savunma katmanı sunar.
Ayrıca, bu türler bazen hibrit saldırılar şeklinde birleştirilebilir. Örneğin, hem hacim tabanlı bir saldırı ile bant genişliğini doldurmak hem de uygulama katmanı saldırısı ile sunucunun işlemci gücünü tüketmek mümkündür. Bu çeşitlilik, DDoS koruma stratejilerinin kapsamlı olmasını gerektirir.
DDoS Saldırılarını Engelleme Rehberi
DDoS saldırılarını etkin bir şekilde engellemek için çok katmanlı bir güvenlik stratejisi benimsemek esastır. İşte adım adım uygulanabilecek teknikler:
- Geniş Bant Genişliği Sağlama: Ağ altyapınızın beklenenden çok daha yüksek trafik hacimlerini karşılayabilecek kapasitede olması, özellikle hacim tabanlı saldırılara karşı ilk savunma hattını oluşturur.
- DDoS Koruması Hizmetlerinden Yararlanma: Özel DDoS koruma hizmetleri sunan sağlayıcılar, gelen trafiği analiz ederek zararlı olanları engelleme konusunda uzmanlaşmıştır. Bu hizmetler genellikle küresel ağlar üzerinden çalışır ve saldırıları kaynağında dağıtır.
- Firewall Yapılandırması: Ağınızın giriş noktasında güçlü bir firewall (güvenlik duvarı) kullanmak ve bu güvenlik duvarını doğru şekilde yapılandırmak, bilinmeyen veya zararlı trafikleri engellemek için önemlidir. iptables ile Sunucu Güvenliğini Sağlama Rehberi gibi kaynaklar, bu konuda detaylı bilgi sunmaktadır. Firewall kuralları, belirli protokolleri veya IP adreslerini engelleyerek saldırıların etkisini azaltabilir.
- Anormal Trafik Tespiti ve Engelleme: Ağ trafiğini sürekli izleyerek normalin dışındaki davranışları (örneğin, ani ve aşırı istek artışı, belirli bir IP'den gelen yoğun trafik) tespit eden sistemler kullanmak, saldırıları erken aşamada fark etmeyi sağlar.
- SYN Flood Koruması: SYN flood saldırılarına karşı, sunucunun bağlantı isteklerini göndermeden önce belirli bir süre beklemesini sağlayan SYN çerezleri (SYN cookies) gibi teknikler uygulanabilir.
- WAF (Web Application Firewall) Kullanımı: Uygulama katmanı saldırılarına karşı WAF, HTTP/HTTPS trafiğini analiz ederek zararlı istekleri engeller. Bu, web uygulamalarının bütünlüğünü korumak için hayati önem taşır.
- DDoS Saldırı Sonrası Analiz ve İyileştirme: Bir saldırı meydana geldikten sonra, saldırının türünü, kaynağını ve etkisini anlamak için detaylı bir analiz yapılmalıdır. Elde edilen bilgiler, gelecekteki saldırılara karşı savunma stratejilerini güçlendirmek için kullanılır.
Bu adımların birleşimi, DDoS saldırılarına karşı dirençli bir altyapı oluşturmaya yardımcı olur.
Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri
DDoS korumasında karşılaşılan yaygın hatalar ve bunların çözüm önerileri şunlardır:
- Yetersiz Bant Genişliği: Birçok kuruluş, normal trafik beklentilerine göre bant genişliği sağlar ancak ani ve aşırı trafik artışlarını öngörmez. Çözüm: Ağ altyapınızı, potansiyel saldırıların neden olabileceği trafik artışlarını karşılayabilecek şekilde ölçeklenebilir hale getirin veya özel DDoS koruma hizmetleri kullanın.
- Tek Bir Güvenlik Katmanına Güvenme: Sadece bir firewall veya sadece bir WAF ile korunmaya çalışmak, saldırıların başka yollarla hedefe ulaşmasına neden olabilir. Çözüm: Çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımı benimseyin. Firewall, WAF, IDS/IPS (Saldırı Tespit ve Önleme Sistemleri) ve özel DDoS koruma hizmetlerini bir arada kullanın.
- Saldırı Sonrası Analiz Yapmama: Bir saldırı sona erdiğinde, olayın nedenlerini ve nasıl önlenebileceğini anlamadan devam etmek, aynı saldırının tekrarlanmasına zemin hazırlar. Çözüm: Her saldırıdan sonra detaylı bir teknik analiz yapın, zayıflıkları belirleyin ve savunma stratejilerinizi güncelleyin.
- Güncel Olmayan Güvenlik Yazılımları: Eski ve güncellenmemiş güvenlik yazılımları, yeni ortaya çıkan saldırı vektörlerine karşı etkisiz kalabilir. Çözüm: Firewall, WAF ve diğer güvenlik cihazlarınızın yazılımlarını düzenli olarak güncelleyin.
Teknik Özellikler ve Standartlar
DDoS koruması, çeşitli ağ protokolleri ve standartlarla yakından ilişkilidir. Temel olarak TCP/IP protokol yığını üzerinde çalışır. Özellikle TCP'nin SYN, ACK, FIN paketleri ve UDP'nin veri paketleri, saldırıların hedefi olabilir. Ağ ekipmanlarının (yönlendiriciler, anahtarlar) performans standartları ve bant genişliği limitleri, DDoS saldırılarının etkisini belirler. Güvenlik duvarlarının (firewall) ve saldırı tespit sistemlerinin (IDS/IPS) işleme kapasiteleri de teknik belirteçlerdir. Modern DDoS koruma çözümleri, genellikle "Rate Limiting" (Hız Sınırlama) gibi teknikleri kullanarak belirli bir kaynaktan gelen istek sayısını sınırlar. Ayrıca, IP adresi kara listeleme ve coğrafi engelleme gibi yöntemler de bu savunma mekanizmalarının bir parçasıdır.
2026 Sektör Verileri ve İstatistikler
DDoS saldırılarının küresel çapta yarattığı tehdit ve bu tehdide karşı alınan önlemlerin önemi, güncel sektör verileriyle de desteklenmektedir:
- W3Techs 2026 verilerine göre, DDoS saldırılarının yaygınlığı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin %70'inden fazlasının bu tür saldırılara maruz kaldığını göstermektedir.
- Statista 2026 raporuna göre, küresel DDoS koruma pazarı, yıllık %15'lik bir büyüme oranıyla 2028 yılına kadar 20 milyar dolarlık bir hacme ulaşması beklenmektedir.
- Cloudflare Radar 2026 verilerine göre, web uygulamalarına yönelik DDoS saldırıları, önceki yıla göre %30'luk bir artış göstermiştir.
- Netcraft 2026 araştırmasına göre, internet üzerindeki aktif web sitesi sayısı 2 milyarı aşarken, bu sitelerin %40'ının DDoS saldırılarına karşı yeterli korumaya sahip olmadığı tahmin edilmektedir.
İlgili Konular
Sunucu güvenliğinizin farklı yönlerini anlamak için, iptables ile Sunucu Güvenliğini Sağlama Rehberi gibi makalelerimize göz atarak güvenlik duvarı yapılandırması hakkında daha derinlemesine bilgi edinebilirsiniz. Web uygulama güvenliği, DDoS saldırılarının uygulama katmanında yarattığı tehditleri azaltmak için kritik öneme sahiptir.

