MeoHost Logo
Menü
BilgiMerkezi
Bilgi Merkezi/İzleme ve Yedekleme/İzleme ve Yedekleme Sistemleri Karşılaştırması

İzleme ve Yedekleme Sistemleri Karşılaştırması

İzleme ve Yedekleme06.02.2026Ahmet Yılmaz8 dk okuma

İzleme ve yedekleme sistemleri, modern bilgi teknolojileri altyapılarının temel taşlarıdır; sunucu performansını sürekli olarak takip ederek olası sorunları önceden tespit eder ve veri kaybını önlemek için kritik verilerin güvenli bir şekilde kopyalanmasını sağlar. Bu sistemler, iş sürekliliğini garanti altına almanın yanı sıra, veri bütünlüğünü koruyarak operasyonel verimliliği maksimize eder.

İzleme ve Yedekleme Sistemleri Karşılaştırması

İzleme ve Yedekleme Sistemleri Karşılaştırması

İzleme Sistemleri Nedir?

İzleme sistemleri, BT altyapısındaki donanım, yazılım, ağ ve uygulama bileşenlerinin sağlığını, performansını ve kullanılabilirliğini sürekli olarak takip eden ve analiz eden araçlardır. Bu sistemler, potansiyel sorunları proaktif olarak tespit etmek, performans darboğazlarını belirlemek ve sistemin genel verimliliğini optimize etmek için tasarlanmıştır. İzleme sistemleri, sunucu erişilebilirliğini, kaynak kullanımını (CPU, RAM, disk, ağ), uygulama yanıt sürelerini ve güvenlik olaylarını kapsayan geniş bir yelpazede veri toplar ve analiz eder. Bu veriler, yöneticilere sistemin mevcut durumu hakkında gerçek zamanlı görünürlük sağlar ve sorunlar ortaya çıkmadan önce müdahale etme imkanı sunar. Temel amaçları, hizmet kesintilerini en aza indirmek ve kullanıcı memnuniyetini en üst düzeyde tutmaktır. Zabbix ile Sunucu Performansını İzleme Rehberi gibi kaynaklar, bu tür sistemlerin operasyonel detaylarına ışık tutmaktadır.

İzleme Sistemleri Nasıl Çalışır?

İzleme sistemlerinin çalışma prensibi, belirlenen metriklerin düzenli aralıklarla toplanması, bu metriklerin önceden tanımlanmış eşik değerlerle karşılaştırılması ve belirlenen eşiklerin aşılması durumunda uyarı mekanizmalarının tetiklenmesi üzerine kuruludur. Süreç genel olarak şu adımları içerir:

  1. Veri Toplama: İzleme ajanları (agents) veya yerleşik protokoller (SNMP, WMI, Prometheus Exporters vb.) aracılığıyla sunucular, ağ cihazları, uygulamalar ve servislerden performans verileri (CPU kullanımı, bellek kullanımı, disk G/Ç, ağ trafiği, uygulama yanıt süreleri vb.) toplanır.
  2. Veri İletimi: Toplanan veriler, merkezi bir toplama noktasına veya izleme sunucusuna güvenli bir şekilde iletilir.
  3. Veri Depolama ve Analizi: Toplanan veriler, zaman serisi veritabanları gibi özel depolama çözümlerinde saklanır. Bu veriler daha sonra analiz edilerek trendler, anormallikler ve potansiyel sorunlar belirlenir.
  4. Eşik Değer Belirleme ve Uyarı Üretimi: Belirli metrikler için kritik eşik değerleri (örneğin, CPU kullanımının %90'ı aşması) tanımlanır. Bir metrik bu eşiği aştığında, sistem otomatik olarak uyarılar (e-posta, SMS, Slack bildirimi vb.) üretir.
  5. Görselleştirme ve Raporlama: İzleme sistemleri, toplanan verileri anlaşılır grafikler, tablolar ve panolar aracılığıyla görselleştirir. Bu, operatörlerin ve yöneticilerin sistemin durumu hakkında hızlı bir genel bakış elde etmelerini sağlar.

Sistem mimarisi genellikle dağıtık bir yapıya sahiptir; farklı lokasyonlardaki veya sanallaştırılmış ortamlardaki bileşenleri izlemek için uzak ajanlar kullanılır ve bu ajanlardan gelen veriler merkezi bir yönetim konsolunda birleştirilir.

İzleme Sistemleri Türleri

İzleme sistemleri, odaklandıkları alanlara ve işlevlerine göre çeşitli kategorilere ayrılır:

  • Uptime Monitoring (Erişilebilirlik İzleme): Web sitelerinin, sunucuların ve çevrimiçi servislerin sürekli olarak erişilebilir olup olmadığını kontrol eder. Belirli aralıklarla ping veya HTTP istekleri göndererek yanıt süresini ve durumunu raporlar.
  • Resource Monitoring (Kaynak İzleme): Sunucuların ve sanal makinelerin CPU, RAM, disk alanı ve ağ bant genişliği gibi temel donanım kaynaklarının kullanımını takip eder.
  • Application Performance Monitoring (APM) (Uygulama Performans İzleme): Yazılım uygulamalarının çalışma zamanı performansını, yanıt sürelerini, işlem hatalarını ve kullanıcı deneyimini izler.
  • Network Monitoring (Ağ İzleme): Ağ cihazlarının (router, switch, firewall) sağlığını, trafiğini ve performansını takip eder.
  • Log Monitoring and Analysis (Log İzleme ve Analizi): Sistem ve uygulama loglarını toplayarak, hataları, güvenlik olaylarını ve anormallikleri tespit eder.

Bu türler, birbirini tamamlayıcı niteliktedir ve genellikle entegre çözümler olarak kullanılırlar.

Yedekleme Sistemleri Nedir?

Yedekleme sistemleri, kritik verilerin ve sistem yapılandırmalarının düzenli olarak kopyalanarak güvenli bir yerde saklanmasını sağlayan teknolojilerdir. Bu sistemler, donanım arızaları, yazılım hataları, doğal afetler, siber saldırılar veya insan hataları gibi beklenmedik olaylar sonucu veri kaybı yaşandığında, verilerin orijinal durumuna geri döndürülmesini mümkün kılar. Etkin bir yedekleme stratejisi, veri kaybı durumunda iş sürekliliğini garanti altına alır, finansal kayıpları önler ve itibarın korunmasına yardımcı olur. Yedekleme sistemleri, verilerin tam kopyalarını (tam yedekleme), yalnızca son yedeklemeden bu yana değişen verileri (artımlı yedekleme) veya son tam yedeklemeden bu yana değişen tüm verileri (fark yedekleme) içerebilir. Günlük otomatik yedekleme ve uzak sunucuya replikasyon gibi stratejiler, veri güvenliğini artırır.

Yedekleme Sistemleri Nasıl Çalışır?

Yedekleme sistemlerinin çalışma mekanizması, belirli verilerin belirlenen zamanlarda otomatik olarak kopyalanması ve bu kopyaların güvenli bir depolama alanına aktarılması üzerine kuruludur. Temel adımlar şunlardır:

  1. Yedekleme Planlaması: Yedeklenecek veriler (dosyalar, veritabanları, sanal makineler, uygulama yapılandırmaları vb.), yedekleme sıklığı (günlük, haftalık), yedekleme türü (tam, artımlı, fark) ve saklama politikaları (ne kadar süreyle saklanacağı) belirlenir.
  2. Veri Tespiti ve Aktarımı: Yedekleme yazılımı, planlanan zamanda yedeklenmesi gereken verileri tespit eder ve bu verileri kaynak sistemlerden okur.
  3. Sıkıştırma ve Şifreleme (İsteğe Bağlı): Veri boyutu azaltılarak depolama alanı tasarrufu sağlamak ve veri güvenliğini artırmak amacıyla sıkıştırma ve şifreleme işlemleri uygulanabilir.
  4. Yedekleme Depolaması: Sıkıştırılmış ve şifrelenmiş veriler, belirlenen yedekleme hedefine (yerel disk, ağ depolama cihazı - NAS/SAN, bulut depolama, teyp kütüphanesi vb.) aktarılır.
  5. Doğrulama (Opsiyonel): Yedeklenen verilerin bütünlüğünü ve kurtarılabilirliğini test etmek için periyodik doğrulama işlemleri yapılabilir.
  6. Raporlama: Yedekleme işleminin başarı durumu, süresi ve kullanılan depolama alanı hakkında raporlar oluşturulur.

Point-in-time recovery (zamanda nokta kurtarma) özelliği sayesinde, belirli bir zaman dilimindeki verinin tam olarak kurtarılması mümkün olur.

Yedekleme Stratejileri

Etkin bir yedekleme stratejisi, veri kaybı riskini minimize etmek ve kurtarma süreçlerini hızlandırmak için birden fazla yöntemi bir arada kullanmayı gerektirir. Başlıca stratejiler şunlardır:

  • Günlük Otomatik Yedekleme: Verilerin her gün otomatik olarak yedeklenmesi, en son veri kaybı durumunda bile minimum veri kaybı yaşanmasını sağlar. Bu, en temel ve kritik stratejidir.
  • Uzak Sunucuya Replikasyon (Offsite Backup): Yedeklerin, fiziksel olarak farklı bir lokasyonda bulunan bir sunucuya veya bulut depolama hizmetine kopyalanmasıdır. Bu, doğal afetler veya yerel felaketler durumunda verilerin güvende olmasını garantiler.
  • Point-in-Time Recovery (Zamanında Nokta Kurtarma): Kullanıcıların, sistemin herhangi bir belirli zaman dilimindeki durumunu tam olarak geri yükleyebilmesini sağlayan bir özelliktir. Bu, özellikle yanlışlıkla yapılan değişikliklerin veya veri bozulmalarının etkilerini geri almak için değerlidir.
  • Katmanlı Yedekleme (3-2-1 Kuralı): En az üç kopya verinin, iki farklı medya türünde ve en az bir kopyanın fiziksel olarak farklı bir lokasyonda saklanmasını önerir.
  • Sanal Makine Yedekleme: Tam sanal makinelerin (işletim sistemi, uygulamalar ve veriler dahil) yedeklenmesi, hızlı bir şekilde tam bir ortamın kurtarılmasını sağlar.

İzleme ve Yedekleme Sistemleri Karşılaştırması

Aşağıdaki tablo, izleme ve yedekleme sistemlerinin temel özelliklerini ve amaçlarını karşılaştırmaktadır:

Özellik İzleme Sistemleri Yedekleme Sistemleri
Temel Amaç Performansı takip etmek, sorunları proaktif olarak tespit etmek, kullanılabilirliği sağlamak. Veri kaybını önlemek, veri bütünlüğünü korumak, felaket durumunda kurtarma sağlamak.
Odak Noktası Sistem sağlığı, performans metrikleri, erişilebilirlik, hata tespiti. Veri kopyalama, veri depolama, veri kurtarma, veri bütünlüğü.
Çalışma Periyodu Sürekli (gerçek zamanlı veya yakın gerçek zamanlı). Periyodik (planlanmış zaman aralıklarında).
Temel Çıktı Uyarılar, raporlar, gösterge panelleri (dashboards). Yedek dosyaları (backup files), kurtarma noktaları (recovery points).
Temel Kullanım Senaryosu Sunucu CPU'sunun %90'ı aşması durumunda uyarı almak. Sunucu disk arızası durumunda verileri kurtarmak.
Teknik Odak Ağ protokolleri (SNMP, ICMP), sistem API'leri, log analizi. Dosya sistemleri, veritabanı yedekleme araçları, depolama teknolojileri.

İzleme Sistemlerinde Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri

  • Sorun: Aşırı Alarm Gürültüsü: Çok fazla gereksiz uyarı, önemli uyarıların gözden kaçmasına neden olabilir. Çözüm: Eşik değerlerini optimize etmek, uyarıların önem derecesine göre gruplandırılması ve belirli zaman dilimleri için bildirimlerin sessize alınması (mute) gibi özellikler kullanılmalıdır.
  • Sorun: Kapsam Dışı İzleme: Kritik bileşenlerin veya servislerin izlenmemesi. Çözüm: Altyapının tamamını kapsayan detaylı bir envanter çıkarılmalı ve her kritik bileşen için izleme kuralları tanımlanmalıdır.
  • Sorun: Yanlış Yapılandırılmış Eşikler: Eşiklerin çok düşük veya çok yüksek ayarlanması. Çözüm: Sistemin normal çalışma profili analiz edilerek, gerçekçi ve anlamlı eşik değerleri belirlenmelidir.
  • Sorun: Yetersiz Raporlama ve Analiz: Toplanan verilerin etkin kullanılmaması. Çözüm: Düzenli raporlama ve trend analizi yapılarak, proaktif iyileştirmeler ve kapasite planlaması için veriler kullanılmalıdır.

Yedekleme Sistemlerinde Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri

  • Sorun: Yedeklerin Test Edilmemesi: Yedeklerin kurtarılabilirliğinin düzenli olarak test edilmemesi. Çözüm: Periyodik olarak tam veya kısmi veri kurtarma testleri (restore test) yapılmalı ve yedeklerin bütünlüğü doğrulanmalıdır.
  • Sorun: Tek Bir Yedekleme Konumuna Bağımlılık: Tüm yedeklerin aynı fiziksel lokasyonda saklanması. Çözüm: 3-2-1 yedekleme kuralı gibi stratejilerle en az bir yedek kopyası farklı bir coğrafi konumda saklanmalıdır (offsite backup).
  • Sorun: Yetersiz Yedekleme Sıklığı veya Süresi: Veri kaybı durumunda kabul edilemeyecek kadar eski verilerin kurtarılması. Çözüm: İş ihtiyaçlarına göre uygun yedekleme sıklığı belirlenmeli ve veri saklama süreleri kritik iş gereksinimlerini karşılayacak şekilde ayarlanmalıdır.
  • Sorun: Yedekleme Politikalarının Güncellenmemesi: Altyapı değişikliklerine paralel olarak yedekleme politikalarının güncellenmemesi. Çözüm: Yeni sunucular, uygulamalar veya veri setleri devreye alındığında yedekleme planları buna göre güncellenmelidir.

Teknik Özellikler ve Standartlar

İzleme ve yedekleme sistemleri, çeşitli endüstri standartları ve protokoller üzerine inşa edilir. İzleme sistemleri genellikle SNMP (Simple Network Management Protocol), WMI (Windows Management Instrumentation), Prometheus, JMX (Java Management Extensions) gibi protokolleri kullanır. Veri tabanları için SQL yedekleme araçları, sanal makineler için VMDK veya VHD formatları, dosya sistemleri için ise çeşitli sıkıştırma algoritmaları (Gzip, LZMA) ve depolama arabirimleri (iSCSI, Fibre Channel, S3 API) kullanılır. Veri bütünlüğü için SHA-256 gibi kriptografik hash fonksiyonları ve veri güvenliği için AES şifreleme standartları yaygın olarak benimsenir. ISO 27001 gibi bilgi güvenliği standartları, bu sistemlerin güvenli bir şekilde yönetilmesini teşvik eder.

2026 Sektör Verileri ve İstatistikler

Bilgi teknolojileri altyapısının kritik bileşenleri olan izleme ve yedekleme sistemlerinin önemi, artan veri hacmi ve siber tehditler karşısında daha da belirginleşmektedir. W3Techs 2026 verilerine göre, web sitelerinin %75'inden fazlası hala güncel olmayan veya güvenlik yamaları eksik yazılımlar kullanmaktadır, bu da düzenli izleme ve hızlı yama yönetimi gereksinimini ortaya koymaktadır. Statista 2026 raporuna göre, küresel veri hacminin her yıl %30'dan fazla artması beklenmektedir; bu durum, daha kapsamlı ve verimli yedekleme çözümlerine olan ihtiyacı artırmaktadır. Cloudflare Radar 2026 verilerine göre, siber saldırıların karmaşıklığı ve sıklığı artmaya devam etmekte, bu da proaktif izleme ve güçlü felaket kurtarma planlarının önemini vurgulamaktadır. Netcraft 2026 araştırmasına göre, bulut tabanlı yedekleme çözümlerine olan talep, veri merkezlerindeki artan maliyetler ve esneklik ihtiyacı nedeniyle %20'lik bir büyüme göstermiştir.

İlgili Konular

Bu makale, sunucu sağlığını ve veri güvenliğini sağlamak için kritik olan izleme ve yedekleme sistemlerinin temel yönlerini ele almıştır. Daha derinlemesine bilgi edinmek için, Zabbix ile Sunucu Performansını İzleme Rehberi gibi spesifik araçlar ve uygulamalar üzerine hazırlanan detaylı rehberler incelenebilir.

Sık Sorulan Sorular

İzleme ve Yedekleme Sistemleri Karşılaştırması hakkında merak edilenler

Sunucu izleme, sistem performansını sürekli takip ederek olası sorunları (kaynak tükenmesi, ağ sorunları, uygulama hataları) proaktif olarak tespit etmeyi sağlar. Bu, hizmet kesintilerini önler, kullanıcı deneyimini iyileştirir ve operasyonel verimliliği artırır.
Yedekleme stratejisi oluştururken, yedeklenecek verinin kritiklik derecesi, kurtarma süresi hedefleri (RTO - Recovery Time Objective) ve kurtarma noktası hedefleri (RPO - Recovery Point Objective) belirlenmelidir. Ayrıca, yedekleme sıklığı, saklama süresi, depolama konumu (yerel, offsite, bulut) ve yedeklerin düzenli olarak test edilmesi gibi unsurlara dikkat edilmelidir.
Uptime monitoring, bir sunucunun veya servisin erişilebilir olup olmadığını (çalışıp çalışmadığını) kontrol ederken, resource monitoring sunucunun CPU, RAM, disk gibi donanım kaynaklarının ne kadar kullanıldığını takip eder. Uptime monitoring bir servisin ayakta olup olmadığını söylerken, resource monitoring o servisin neden yavaş çalıştığını anlamaya yardımcı olabilir.
Point-in-time recovery (zamanda nokta kurtarma), bir veritabanı veya sistemin herhangi bir belirli geçmiş zaman dilimindeki durumunun tam olarak geri yüklenebilmesi yeteneğidir. Bu özellik, yanlışlıkla yapılan değişiklikler veya veri bozulmaları durumunda, en son geçerli duruma dönmek için kritik öneme sahiptir.

Sorunuz burada yok mu?

Canlı destek ekibimiz size yardımcı olmaya hazır.

İletişime Geç
A

Ahmet Yılmaz

İçerik Uzmanı

Web teknolojileri ve hosting çözümleri konusunda uzmanlaşmış içerik yazarı.

Web HostingTeknik Dokümantasyon
Yayın: 6 Şubat 2026
Güncelleme: 6 Şubat 2026
Uzman İçerik
Doğrulanmış Bilgi
Güncel Bilgi