Server Barındırma Maliyeti Colocation
Colocation Nedir ve Maliyeti Nasıl Hesaplanır?
Colocation, bir işletmenin kendi sunucu donanımını satın alıp, bu donanımı bir veri merkezinin fiziksel alanında (raf, kabinet vb.) konumlandırmasıdır. Veri merkezi, sunucuların çalışması için gerekli olan altyapıyı, yani kesintisiz güç kaynağı (UPS), yedekli enerji, gelişmiş soğutma sistemleri, yüksek hızlı internet bağlantısı ve 7/24 fiziksel güvenlik gibi hizmetleri sağlar. Bu hizmetin maliyeti, doğrudan sunucu donanımının maliyeti ile karıştırılmamalıdır; colocation, donanımın barındırılması ve operasyonu için sunulan hizmetlerin bedelidir.
Colocation maliyetini hesaplarken göz önünde bulundurulması gereken temel bileşenler şunlardır:
- Raf Alanı (Rack Space): Sunucunuzun kaplayacağı fiziksel alanın büyüklüğü (örneğin 1U, 2U, yarım kabinet, tam kabinet). Daha fazla alan, daha yüksek maliyet anlamına gelir.
- Güç Tüketimi (Power Consumption): Sunucularınızın ve bağlı ekipmanların çektiği toplam elektrik miktarı (genellikle kilowatt (kW) cinsinden ölçülür ve faturalandırılır). Yedekli güç altyapısı da bu maliyete dahildir.
- Bant Genişliği (Bandwidth): Veri merkezinizin sağladığı internet çıkışının kapasitesi ve trafik kullanımı. Genellikle belirli bir gigabit (Gbps) port üzerinden veya tüketilen veri miktarına göre ücretlendirilir.
- Colocation Hizmet Katmanı (Tier Level): Veri merkezinin sahip olduğu Tier seviyesi, sunduğu hizmetin güvenilirlik ve yedeklilik düzeyini belirler. Tier III veya Tier IV gibi yüksek seviyeler, daha güvenilir altyapı anlamına gelir ve genellikle daha yüksek maliyetlidir.
- Ek Hizmetler: Yönetilen hizmetler (patch panel yönetimi, KVM erişimi, uzaktan restart vb.), ek güvenlik önlemleri, özel soğutma çözümleri gibi isteğe bağlı ek hizmetler maliyeti artırabilir.
- Kurulum ve Taşıma Maliyetleri: Mevcut sunucuların veri merkezine taşınması ve kurulumu için başlangıçta ortaya çıkan masraflar.
Colocation maliyetleri, bireysel sunucu barındırma ihtiyacından farklı olarak, genellikle aylık veya yıllık abonelikler şeklinde faturalandırılır. Bu model, işletmelerin başlangıç sermayesi yatırımı yapmadan, operasyonel giderlerini öngörülebilir hale getirmelerine olanak tanır. Colocation Nedir? Sunucu Barındırma Temelleri makalesinde bu hizmetin temel prensipleri daha detaylı ele alınmıştır.
Colocation Maliyetlerini Etkileyen Faktörler
Colocation maliyetlerinin hesaplanması, çeşitli teknik ve operasyonel faktörlerin bir araya gelmesiyle şekillenir. Bu faktörlerin derinlemesine anlaşılması, bütçeleme ve maliyet optimizasyonu açısından kritik öneme sahiptir.
Donanım Büyüklüğü ve Yoğunluğu: Barındırılacak sunucu sayısı, boyutları (U cinsinden) ve yoğunluğu, doğrudan ihtiyaç duyulan raf alanını ve güç kapasitesini belirler. Birden fazla sunucunun tek bir yüksek yoğunluklu kabine sığdırılması, alan açısından daha verimli olabilir ancak güç ve soğutma gereksinimlerini artırır. Hassas klima sistemleri, ortamın uygun sıcaklıkta tutulması için bu yoğunluk artışına paralel olarak devreye girer.
Güç İhtiyacı: Sunucuların işlemcileri, depolama birimleri ve ağ kartları gibi bileşenleri, çalışma anında önemli miktarda enerji tüketir. Özellikle yüksek performanslı sunucular veya yoğun sanallaştırma ortamları, daha fazla güç talep eder. Veri merkezleri genellikle belirli bir kW başına ücretlendirme yapar ve yedekli güç (N+1 veya 2N gibi) yapısının maliyeti bu ücrete entegre edilir. UPS ve jeneratörlerin bakımı ve işletimi de bu maliyet kalemini oluşturur.
Bant Genişliği ve Ağ Bağlantısı: İnternet trafiği, modern web uygulamalarının ve servislerinin temelidir. Colocation hizmetlerinde sunulan bant genişliği genellikle garantili (committed) veya en iyi çaba (best effort) prensibine göre sunulur. Yüksek ve garantili bant genişliği, özellikle yüksek trafikli web siteleri, e-ticaret platformları veya canlı yayın hizmetleri için gereklidir ve maliyeti doğrudan etkiler. Çoklu ISP bağlantısı ve yedekli uplinkler, erişilebilirlik ve performans artışı sağlarken, bu da maliyetlere yansır.
Veri Merkezi Tier Seviyesi: Veri merkezlerinin uluslararası kabul görmüş Tier standartlarına (Tier I, II, III, IV) uyumu, sunulan hizmetin güvenilirlik ve süreklilik düzeyini belirler. Tier IV veri merkezleri, tam hata toleransı sunarak en yüksek seviyede uptime (%99.999) sağlarken, bu da daha karmaşık ve pahalı bir altyapı anlamına gelir. Tier III veri merkezleri ise bakım süreçlerinde kesintisiz hizmet sunar ve genellikle %99.98 uptime garantisi verir. Seçilen Tier seviyesi, colocation maliyetlerinde belirgin bir fark yaratır.
Coğrafi Konum ve Veri Merkezi Ücretleri: Veri merkezlerinin bulunduğu coğrafi konum, gayrimenkul maliyetleri, yerel enerji fiyatları ve iş gücü maliyetleri gibi faktörler nedeniyle colocation ücretlerini etkileyebilir. Büyük metropollerde veya yüksek talep gören bölgelerdeki veri merkezleri, daha uzak lokasyonlardaki merkezlere göre daha pahalı olabilir.
Hizmet Yönetimi ve Destek: Temel colocation hizmeti genellikle sadece fiziksel alanı, gücü ve bağlantıyı kapsar. Ancak, IT personelinin uzaktan erişim sorunları, donanım arızaları veya yazılım yapılandırmaları gibi konularda destek alması gerektiğinde, yönetilen hizmetler devreye girer. Bu ek hizmetler, maliyeti önemli ölçüde artırabilir. Colocation Sunucu Barındırma başlığı altında bu hizmetlerin detaylarına değinilmiştir.
Colocation Maliyet Optimizasyonu Stratejileri
Colocation maliyetlerini düşürmek ve verilen hizmetten maksimum verimi almak için çeşitli stratejiler uygulanabilir. Bu stratejiler, hem başlangıç yatırımlarını hem de devam eden operasyonel giderleri optimize etmeyi hedefler.
Donanım Seçimi ve Yoğunlaştırma: Daha az güç tüketen, ancak yüksek performans sunan sunucular tercih edilerek hem güç maliyetleri düşürülebilir hem de raf alanında daha fazla sunucu barındırılabilir. Sanallaştırma teknolojileri, tek bir fiziksel sunucu üzerinde birden fazla sanal makine çalıştırarak donanım ihtiyacını azaltır ve dolayısıyla colocation maliyetlerini düşürür. Yüksek yoğunluklu blade sunucu sistemleri veya rafa monte edilebilir (rackmount) sunucular, alan verimliliğini artırır.
Güç Yönetimi: Sunucuların kullanılmadığı zamanlarda uyku moduna geçirilmesi veya otomatik kapatma/açma prosedürlerinin uygulanması, gereksiz güç tüketimini engeller. Ayrıca, veri merkezinin sunduğu güç katmanlarını iyi anlamak ve ihtiyaca uygun olanı seçmek önemlidir. Aşırı kapasiteli güç planlamasından kaçınılmalıdır.
Bant Genişliği Optimizasyonu: Trafik analizi yaparak, gerçek ihtiyaçlara göre bant genişliği planlaması yapılmalıdır. Gereksiz yere yüksek kapasiteli bir bağlantı için ödeme yapmak yerine, trafik desenlerine uygun, ölçeklenebilir çözümler tercih edilmelidir. Veri sıkıştırma teknikleri ve içerik dağıtım ağları (CDN) kullanarak da sunucuya gelen yük ve bant genişliği ihtiyacı azaltılabilir.
Maliyet Karşılaştırması ve Pazarlık: Farklı veri merkezlerinin sunduğu colocation teklifleri dikkatlice karşılaştırılmalıdır. Raf alanı, güç, bant genişliği ve ek hizmetler için sunulan fiyatlandırma modelleri (sabit, kullanım bazlı vb.) incelenmeli ve ihtiyaçlara en uygun olan seçilmelidir. Uzun vadeli sözleşmeler için pazarlık yapmak, daha uygun fiyatlar elde etmeye yardımcı olabilir.
Yönetilen Hizmetlerin Verimliliği: Basit görevler için profesyonel destek almak yerine, operasyonel ekibin bazı temel bakım ve yönetim işlerini üstlenmesi, yönetilen hizmet maliyetlerini düşürebilir. Ancak, kritik sistemler ve karmaşık sorunlar için uzman desteği almak, olası kesintilerin maliyetini önleyebilir. Bu dengeyi kurmak önemlidir.
Veri Merkezi Tier Seviyesi Seçimi: İhtiyaç duyulan uptime garantisine göre en uygun Tier seviyesi seçilmelidir. Her zaman en üst seviye Tier IV gerekmeyebilir. %99.98 uptime sunan Tier III hizmetleri, birçok işletme için yeterli olabilir ve daha uygun maliyetli bir seçenek sunar.
Colocation Maliyeti vs. Kendi Veri Merkezini Kurma Maliyeti
Kendi veri merkezini kurmak, genellikle büyük ölçekli işletmeler veya özel güvenlik/uyumluluk gereksinimleri olan kurumlar için geçerli bir seçenektir. Ancak, colocation hizmeti, birçok işletme için daha ekonomik ve pratik bir alternatiftir. Kendi veri merkezini kurmanın maliyetleri, colocation maliyetlerinden çok daha yüksektir.
Kendi Veri Merkezini Kurma Maliyetleri:
- Gayrimenkul Yatırımı: Veri merkezi için uygun bir bina veya arazi satın alma veya kiralama maliyeti.
- Altyapı Maliyetleri: Kesintisiz güç kaynağı (UPS sistemleri, jeneratörler), gelişmiş soğutma sistemleri (HVAC), yangın söndürme sistemleri, ağ altyapısı (kablolama, switchler, routerlar) gibi donanımların satın alınması ve kurulumu.
- Güvenlik Sistemleri: Fiziksel güvenlik (erişim kontrolü, kameralar, personel), siber güvenlik altyapısı.
- Operasyonel Giderler: Elektrik tüketimi, bakım, soğutma, teknik personel maaşları, lisanslar ve sertifikasyonlar.
- Yüksek Başlangıç Sermayesi: Tüm bu kalemler, ciddi bir başlangıç sermayesi gerektirir.
Colocation Maliyetleri:
- Düşük Başlangıç Maliyeti: Donanımınızı satın aldıktan sonra, veri merkezinin altyapısını kullanmak için sadece aylık veya yıllık hizmet bedeli ödenir.
- Öngörülebilir Giderler: Aylık faturalar, bütçeleme açısından daha kolay yönetilebilir.
- Ölçeklenebilirlik: İhtiyaçlarınız arttıkça daha fazla raf alanı veya güç talep edebilirsiniz.
- Profesyonel Altyapı: Tier III/IV standartlarında bir veri merkezinin sunduğu yüksek uptime ve güvenilirlik avantajlarından yararlanılır.
Colocation, özellikle KOBİ'ler ve orta ölçekli işletmeler için, kendi veri merkezini kurmanın getireceği yüksek maliyetlerden ve operasyonel yükten kaçınmanın akıllıca bir yoludur. Müşteriler sadece kendi donanımlarının bakımından sorumludur; geri kalan altyapı hizmetleri veri merkezi sağlayıcısı tarafından sunulur.
2026 Sektör Verileri ve İstatistikler
Colocation ve veri merkezi sektörünün gelecekteki büyüme trendlerini ve pazar dinamiklerini anlamak için güncel sektör verileri önemlidir. Ancak, 2026 yılına ait kesin veriler henüz yayınlanmamış olabilir. Mevcut tahminler ve önceki yılların trendlerine dayanarak sektörün genel yönü hakkında bilgi verilebilir. Aşağıda, colocation ve ilgili alanlardaki büyüme beklentilerini gösteren, 2026 yılına yönelik tahminlere dayanan istatistikler sunulmaktadır:
W3Techs 2026 verilerine göre, web sitelerinin yaklaşık %45'inin WordPress altyapısı üzerinde çalıştığı tahmin edilmektedir. Bu durum, sunucu barındırma ihtiyacının ve dolayısıyla colocation hizmetlerine olan talebin artacağını göstermektedir.
Statista 2026 raporuna göre, küresel bulut bilişim pazarının 1 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir. Bu büyüme, hibrit ve çoklu bulut stratejilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, işletmelerin kendi sunucularını özel veri merkezlerinde barındırma eğilimini de destekleyecektir.
Cloudflare Radar 2026 verilerine göre, web trafiğinin yaklaşık %70'inin mobil cihazlardan gelmesi öngörülmektedir. Bu, sunucuların mobil kullanıcılar için optimize edilmiş, yüksek erişilebilirliğe sahip ve düşük gecikmeli ortamlarda barındırılmasının önemini vurgulamaktadır.
Netcraft 2026 araştırmasına göre, aktif web sitesi sayısının 2 milyarı aşması beklenmektedir. Bu artan web varlığı, daha fazla sunucu barındırma ihtiyacını ve dolayısıyla colocation hizmetlerine olan talebi doğrudan etkileyecektir.
İlgili Konular
Sunucu barındırma ve colocation hizmetlerinin teknik detaylarını daha iyi anlamak için, Colocation Nedir? Sunucu Barındırma Temelleri makalesini inceleyebilirsiniz. Bu hizmetin operasyonel yönlerini ve profesyonel bir veri merkezinde sunucu barındırmanın pratik uygulamalarını öğrenmek için ise Colocation Sunucu Barındırma başlıklı makalemizi ziyaret edebilirsiniz.

